orta sehpa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
orta sehpa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2014 Cuma

Yalan Dünya ve Kanvas Tablo

Kanal D’nin Cuma akşamları yayına getirdiği Yalan Dünya ne kadar güzel dizi, dimi ? Dizi baştan sona izleyen herkesi, gülmekten kırıyordur sanırım. Senaryosunu ve aynı zamanda dizi içinde oyunluğunu da yapan, Gürse Birsel tarafından yazılmış. Zaten Gürse Birsel’i daha önceden, Avrupa Yakası’ndaki başarılı senaryosundan ve oyunculuğundan herkes tanır bilir. Yine çok başarılı bir iş çıkartarak, bizleri Yalan Dünya’yı hazırlamış.

Oyuncu kadrosunda açıkcası yok yok diyebiliriz. Başta kendisi olmak üzere, Beyazıt Öztürk, Sarp Apak, Altan Erkekli, Olgun Şimşek, Öner Erkan gibi bir çok ünlü isim biraraya gelmiş. Bunun dışında dizi ile birlikte parlayan yeni yıldızlar da doğmuş oldu. Nurhayat rolü ile Gupse Özay,  Zerrin rolü ile Derya Karadaş, Tülay rolü ile de İrem Sak’ı artık herkes çok seviyor.  Dizinin çekimleri genellikle Taksim Cihangir’de yapılmaktadır.  Cihangir’de yan yana yaşayan, Türkiye’nin iki uç hayat tarzından gelen, iki ailenin komik hikayelerini ele almaktadır.


Dizi içinde yapılan dekorasyon ve oyuncuların kıyafetleri de ayrıca çok başarılı. Her karaktere uygun, kostüm tasarımlarını başarılı bir şekilde ayarlamışlar. Zaten öyle olmasa idi, dizinin keyfi çıkmazdı. Dizi içindeki dekorasyonda benim dikkatimi çeken ise, Gürse Birsel’in evinde yer alan Kanvas tablo ile orta sehpası idi. Kanvas tablo, evin duvarına o kadar güzel yakışmış ki, çok beğendim. Ertesi gün, tabloculara giderek aynı tablodan bulmaya çalıştım. Fakat bulamadım. Yalnız kendimde şunu farkettim, bazen dizi içerisindeki, yaşam tarzlarına, kıyafetlere ya da ev dekorasyonlarına kendimizi çok kaptırmaktayız. Bunu konu da, daha dikkatli olmamız lazım, diye düşünüyorum.

24 Mart 2014 Pazartesi

Ev Dekorasyonunda Kanvas Tablonun Yeri


Bayanların yaşadıkları yerler onlar için çok özeldir. Evler ve iş yerleri onlar için ayrı bir önemlidir. Kullanılan mobilyalar, aksesuarlar derken kendilerini mutlu hissedebilmek için ellerinden geleni yapmaya hazırdırlar. İş yerlerinde birazcık sakin kalırlar. Çünkü düzeni değiştiren olmamak için, beğenilmezse laf işitmemek için fakat konu ev olunca tam bir uzman kesilirler. İşte onların uzmanlıkları ile 2014 yılı nasıl geçecek diye bir araştırma yapılmış.


2014 ev dekorasyonu için renklerin yılı olacakmış. İnsanların psikolojilerini değiştiren, ruh halimizi yansıtan renklerin hakimiyetiyle dolu evler göreceğiz sanırım. Karamsar, içe kapanıkların hep gri tonlarını tercih edeceği söyleniyor. Neşeli insanların ise kullandıkları mobilya ve aksesuarlarda renkleri fazlasıyla cömert kullanması bekleniyor.


Tek renk ve sıradan koltukların renkli yastıklarla süslenmesi, hemen üstlerinde rengarenk kanvas tablolar, salonun ortasında ilginç tasarımlı bir orta sehpa gibi daha cesurca hareketler ile evleri canlı hale getirmeye çalışacak hanımlar hayatımıza renk katacak gibi duruyor. Özellikle kanvas tablolar sadece salonlarda değil, oturma odası, mutfak gibi bölgelerde bile kullanılabilir. Son yıllarda kanvas tablolara olan talebin çok arttığı da düşünülürse imkansız değil. Mobilyalar ile uyumlu veya bambaşka tasarıma ve renklere sahip orta sehpalar sayesinde ise misafirlerin gözleri kamaşabilir. Tabi bu noktada yaratıcılık tamamen bunları yapan hanımlara kalmış durumda. Çok güzel olmasını isterken ortaya çok berbat görüntüler de çıkabilir.

14 Mart 2014 Cuma

Eviniz Aynanızdır

Boşa dememiş büyükler, aslan yattığı yerden belli olur diye. Belki hayat koşturmacası sırasında evimize fazla zaman ayıramıyor olabiliriz. Yani, tüm gün çalışıyoruz, dışarıdayız bir şekilde, ve evimiz akşam olunca dinlenmek ve uyumak için kullandığımız bir liman gibi. Ama ne olursa olsun, ister işten güçten, isterseniz de pek evde oturmayı sevmeyen bir insan oluşunuzdan olsun, ne kadar az vakit geçirirsek geçirelim, karşı çıkamayacağımız bir gerçek varsa o da evimizin bizi yansıttığıdır.


Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim gibi bir durum aslında bu: Bana evini göster, sana kim olduğunu söyleyeyim gibi bir şey. Ki doğruluk payı da var. Örneğin benim evimde televizyon yok. Çok basit bir çıkarımla bu bilgiyi edindiğinizde bile benim hakkımda birkaç yargıya varabilirsiniz. Demek ki ben dünyadan haberdar olmak için televizyonu değil, bilgisayarı ve interneti kullanıyorum. Ya da duvarlarım kanvas tablolarla dolu diyelim –ki öyle. Ne demektir bu, mekanda hareket oluşturabilecek eşyaları seviyorumdur ve de sanata ilgim vardır. Zigon sehpa yerine orta sehpa kullanıyorum mesela. Buradan da evimin aslında çok da küçük olmadığı sonucuna varılabilir.


Fakat şunu da belirtmek gerekir ki, elbette birinin evine bakarak onun hakkında yüzde yüz bilgi sahibi olabilmeniz de imkansızdır. Zira Mevlana’nın sözünü unutmamak lazım: Nice tatlılar var dır ki şeker gibidir, fakat o şeker içinde zehir gizlidir.